Arabic English Turkish

Tüm Haberler

Yapay Zekanın Tarihsel ve Felsefi Kökenleri Tartışıldı

Anadolu Federasyonu bünyesinde çalışmalarını sürdüren Anadolu Öğrenci Birliği, yapay zekanın tarihsel gelişimini Ali Özcan’ın katılımıyla düzenlenen oturumda ele aldı.

Anadolu Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren Anadolu Öğrenci Birliği, “Yapay Zekayı Anlamak: Abartı ile Gerçek Arasında” başlıklı müzakere serisinin ikinci oturumunu gerçekleştirdi. Ali Özcan’ın sunumuyla düzenlenen programda, derin okuma çalışmaları üzerinden yapay zeka meselesi tarihsel, felsefi, güncel boyutlarıyla kapsamlı şekilde incelendi.

TURING’DEN GÜNÜMÜZE TEKNİK MİRAS

Oturumda yapay zekanın köklerinin 1936 yılında Alan Turing’in ortaya koyduğu hesaplanabilirlik yaklaşımına uzandığı vurgulandı. Özellikle 1970 ve 1990 yılları arasındaki felsefi tartışmaların önemi üzerinde durulurken gelişim sürecindeki sembolikçiler ve bağlantısalcılar arasındaki temel farklar anlatıldı. Günümüzde veri ve donanım alanındaki ilerlemelerin bu teknolojiyi daha görünür kıldığı paylaşıldı.

BİLİMSEL SIÇRAMALARLA DEĞİŞEN TEKNOLOJİ

Makine öğrenmesi ve transformer teknolojilerinin yapay zekaya kazandırdığı yeni boyutlar somut örneklerle aktarıldı. Astronomi alanında yıllar sürecek çalışmaların saniyeler içinde tamamlanması ve protein katlanması konusundaki bilimsel başarılar bu dönüşümün çarpıcı sonuçları olarak nitelendirildi. Teknik gelişmelerin yanı sıra konunun etik ve ontolojik boyutlarının gelecekte ana gündem maddesi haline geleceği ifade edildi.

TOPLUMSAL YAPIDA DÖRDÜNCÜ VARLIK DÖNEMİ

Yapay zekanın gelecekte siyaset, etik ve toplumsal yapı üzerinde dönüştürücü etkiler oluşturacağı öngörüsü paylaşıldı. Bu bağlamda yapay zekanın insan, hayvan ve bitki sınıflandırmasının yanına dördüncü bir varlık türü olarak eklenebileceği belirtildi. Meslekler özelinde ise kuralları uygulayanlar, süreci bilenler ve doğrudan üretim yapanlar olmak üzere üç farklı insan tipinin öne çıkacağı bir döneme girildiği aktarıldı.

Oturum, öğrenme merakının ve bilgi edinme heyecanının önemine yapılan vurgularla tamamlandı.

Yapay Zekanın Tarihsel ve Felsefi Kökenleri Tartışıldı

Kilis Diriliş Derneği’nden Bülbülzade Vakfı’na Ziyaret

Anadolu Federasyonu çatısı altında faaliyet gösteren ve Kilis’te insani yardım ve eğitim çalışmalarıyla öne çıkan Diriliş Derneği, geniş bir heyetle Bülbülzade Vakfı’nı ziyaret etti.

Diriliş Derneği yönetim kurulu üyeleri ve üniversite öğrencilerinden oluşan heyet, sivil toplum çalışmalarını yerinde incelemek amacıyla Gaziantep’te kapsamlı temaslarda bulundu. Ziyaretin odak noktasını Anadolu Federasyonunun kurumsal yapısını tanımak ve yürütülen projelerin uygulama aşamalarını gözlemlemek oluşturdu. Bülbülzade Vakfı kampüsündeki sosyal ve kültürel alanları gezen heyet, çalışma modelleri hakkında ayrıntılı bilgiler aldı.

ÇALIŞMALAR İLGİYLE TAKİP EDİLDİ

Program kapsamında vakfın Eğitim Öğretmen Birimi tarafından hayata geçirilen Çocuk Çalıştayı’na katılan ekip, buradaki atölye çalışmalarını yakından izleme fırsatı buldu. Özellikle genç gönüllülerin sivil toplum vizyonuna katkı sunan bu süreçte, Katre Sanat ve Bilim Merkezi’ndeki teknik ve sanatsal faaliyetler de mercek altına alındı. Merkezin bilimsel üretim kapasitesi ve sanat disiplinleri üzerine yapılan sunumlar ziyaretçiler tarafından ilgiyle takip edildi.

KARŞILIKLI FİKİR ALIŞVERİŞİ YAPILDI

Ziyaretin son aşamasında ise bölgedeki sivil toplum ağını güçlendirecek stratejik bir görüşme yapıldı. Kilis ve Gaziantep özelinde geliştirilebilecek ortak projeler üzerine fikir alışverişinde bulunulurken federasyon çatısı altındaki derneklerin iş birliği olanakları değerlendirildi. Buluşma, sivil toplumdaki kurumsal tecrübenin aktarımı noktasında ortak temennilerle tamamlandı.

Kilis Diriliş Derneği’nden Bülbülzade Vakfı’na Ziyaret

Genç Zihinler Alev Alatlı’nın Medeniyet Perspektifinde Buluştu

Anadolu Öğrenci Birliği’nin düzenlediği Oku-Yorum projesi kapsamında yazar Alev Alatlı’nın “Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur” adlı eseri incelendi.

Anadolu Federasyonu bünyesinde çalışmalarını sürdüren Anadolu Öğrenci Birliği, gençlerin entelektüel birikimine katkı sunan Oku-Yorum projesiyle kitap tahlillerine devam ediyor. Proje ekibi, 22 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği programda usta yazar Alev Alatlı’nın “Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası Olur” isimli kitabını odağına aldı. Ezgi Kızılkaya’nın moderatörlüğünde ilerleyen etkinlikte gençler, eserin sunduğu derinlikli bakış açısını analiz etme fırsatı buldu.

KÜRESEL MESELELERE YERLİ BAKIŞ

Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği tahlil programı, kitabın temelini oluşturan medeniyet tasavvuru üzerine yoğunlaştı. Katılımcılar, Alatlı’nın güncel dünya olaylarını yorumlama biçimini kendi pencerelerinden değerlendirdi. Karşılıklı fikir alışverişiyle zenginleşen oturumda, küresel sistemin işleyişi ve bu işleyiş içinde yerli bir duruş sergilemenin yolları tartışıldı. Kitap tahlili boyunca ortaya çıkan yeni fikirler, gençlerin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağladı.

Anadolu Öğrenci Birliği, okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve kritik düşünme becerisini geliştirmek amacıyla tahlil programlarını sürdürüyor.

Genç Zihinler Alev Alatlı’nın Medeniyet Perspektifinde Buluştu

İdeolojinin Hakikat Üzerindeki Gölgesini İL-SANDER’de Tartıştık

İL-SANDER’in "Yazılı ve Sözlü Anlatıda İdeolojinin Hakikatin Yerini Alması" başlıklı panelinde yazılı ve sözlü anlatılarda ideolojik yaklaşımların gerçekliği nasıl perdelediğini bilimsel örneklerle ele aldık.

Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği (İL-SANDER) Öğretmen ve Eğitim Komisyonu, "Yazılı ve Sözlü Anlatıda İdeolojinin Hakikatin Yerini Alması" başlıklı bir konferans düzenledi. İL-SANDER Veli Aba Konferans Salonu’nda gerçekleşen programa eğitimciler, öğretmenler ve esnaflar yoğun ilgi gösterdi. Eğitimci araştırmacı Mehmet Öz, sunduğu tebliğde anlatıların ideolojik çerçeveye hapsolmasının yol açtığı sorunları derinlemesine inceledi.

ESTETİK ŞİDDET BİREYİ GERÇEKLİKTEN KOPARIYOR

Araştırmacı Mehmet Öz, konuşmasında özellikle "öteki" kavramının inşasına dikkat çekti. İdeolojik anlatıların birey ve kimlik tasvirlerinde sahihlikten uzaklaştığını belirten Öz, bu durumun karakterlere ve mekanlara asıl kimlikleri dışındaki anlamlar yüklediğini ifade etti. Öz, bu tür yaklaşımların "estetik şiddet" ürettiğini, ötekine ait olmayan kimliklerin dayatılmasının bireyi kendi gerçekliğinden kopardığını vurguladı.

ÜRETİLMİŞ BİR “DOĞU İMGESİ” VAR

Konuşmasında Edward Said’in "Şarkiyatçılık" eserinden örnekler veren Mehmet Öz, Batı merkezli anlatıların Doğu’yu nesnel bir şekilde tasvir etmekten uzak olduğunu dile getirdi. Said’in eserinde anlatılanın gerçek bir Doğu’dan ziyade, Batı tarafından üretilmiş ve asıl kimliğinden uzaklaştırılmış bir imge olduğunu belirtti. Bu durumun, ideolojinin hakikati nasıl dönüştürdüğüne dair somut bir örnek teşkil ettiğini kaydetti.

FARKLI GÖRÜŞLER ZENGİNLİK KATTI

Farklı düşünürlerin görüşleriyle zenginleşen programda, katılımcılar anlatılardaki ideolojik sapmalar üzerine sorular yöneltti. Etkinlik, İL-SANDER Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Bal’ın teşekkür konuşması ve Mehmet Öz’e sunduğu hediye takdimi ile sona erdi. Anadolu Federasyonu bünyesindeki kültürel çalışmaların bir parçası olan bu buluşma, katılımcıların büyük beğenisini topladı.

İdeolojinin Hakikat Üzerindeki Gölgesini İL-SANDER’de Tartıştık

Diriliş Derneği’nden Hatay’a Anlamlı Ziyaret ve İş Birliği Hamlesi

Diriliş Derneği, üniversite öğrencilerinin katılımıyla Hatay’ın Kırıkhan ve Samandağ ilçelerine yönelik bir saha programı düzenledi. Program kapsamında Umut Eli Derneği ile stratejik bir iş birliği protokolü imzalandı.

Diriliş Derneği, toplumsal farkındalığı artırmak ve kurumlar arası dayanışmayı güçlendirmek amacıyla Hatay’a bir teknik gezi gerçekleştirdi. Kırıkhan ve Samandağ ilçelerini kapsayan programda, bölgedeki sosyal hizmet faaliyetleri ve kültürel doku yerinde incelendi. Üniversite gençliğinin katılımıyla organize edilen bu ziyaret, sahadaki çalışmaların gözlemlenmesi ve sivil toplum disiplininin aktarılması noktasında önemli bir zemin oluşturdu.

KURUMSAL DAYANIŞMADA PROTOKOL DÖNEMİ

Ziyaretin en kritik aşamalarından birini Umut Eli Derneği’ne yapılan resmi temaslar oluşturdu. Yürütülen insani yardım ve sosyal gelişim faaliyetlerini yakından inceleyen heyet, kurumlar arası tecrübe paylaşımında bulundu. Görüşmeler neticesinde, iki kurumun ortak projeler geliştirmesini ve kaynaklarını daha etkin kullanmasını sağlayacak bir iş birliği protokolüne imza atıldı.

GENÇLİK VE KÜLTÜREL ETKİLEŞİM ODAKLI YAKLAŞIM

Üniversite öğrencilerinin saha tecrübesi kazanmasına imkan tanıyan program, kültürel etkileşimi ve toplumsal duyarlılığı pekiştirdi. Katılımcılar, bölgenin ihtiyaçlarını ve sivil toplum kuruluşlarının bu ihtiyaçlara yönelik çözüm kapasitesini doğrudan deneyimleme fırsatı buldu.

Programın başarıyla tamamlanmasına katkı sunan tüm paydaşlara ve ev sahipliği yapan kurumlara teşekkür ederiz.

Diriliş Derneği’nden Hatay’a Anlamlı Ziyaret ve İş Birliği Hamlesi

Akif’in Ahlaki Mirası Osmaniye’de Yankılandı

Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği düzenlediği konferansla Mehmet Akif Ersoy’un her türlü değişim karşısında koruduğu sarsılmaz ahlaki karakterini ve örnek dava adamlığını gündeme taşıdı.

Anadolu Federasyonu bünyesinde çalışmalar yapan Osmaniye İlim Sanat ve Kültür Derneği, Nisan ayı konferansları çerçevesinde milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u anlamlı bir programla andı. “Bir Dava Adamı: Mehmet Akif Ersoy” başlığını taşıyan etkinlikte, İstiklal Şairimizin hayatı boyunca sergilediği sarsılmaz karakteri ve topluma örnek olan duruşu mercek altına alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sefa Çakır, Akif’in 1909 yılından itibaren tarih sahnesinde üstlendiği kritik rolleri ve ahlaki değerlerini katılımcılarla paylaştı.

DEĞİŞMEYEN TEK DEĞER

Doç. Dr. Mustafa Sefa Çakır sunumunda Mehmet Akif’in şahsiyetini belirleyen ana unsurları titizlikle işledi. II. Abdülhamit döneminden Milli Mücadele yıllarına, İttihat ve Terakki sürecinden Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar uzanan geniş bir zaman dilimini analiz eden Çakır, Akif’in her türlü siyasi ve sosyal değişim karşısında tavizsiz bir ahlaki karakter sergilediğini belirtti. Şairin her dönemin şartlarına uygun şekilde üstlendiği tarihi sorumluluklar, programın odak noktasını oluşturdu.

MİLLETİN YAŞAM KAYNAĞI OLARAK AHLAK

Konferansta Akif’in "Kendi ahlakıyla bir millet ölür ya da yaşar" dizeleri üzerinden millet olma bilinci ve öz değerler vurgulandı. Şairin hayatı boyunca koruduğu ahlaki özün, bugün de toplumsal yapımız için en büyük rehber olduğu ifade edildi. Dinleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği soru-cevap bölümünün ardından İL-SANDER Yönetim Kurulu Başkanı Cevat Bal, hem konuk akademisyene hem de katılımcılara teşekkür ederek programı sonlandırdı.

Akif’in Ahlaki Mirası Osmaniye’de Yankılandı

Tarsus’ta "Ailede Annenin Rolü" Semineri Düzenlendi

Tarsus Açık Kapı Eğitim ve Yardım Derneği Kadın Birimi, ailenin korunması ve sağlıklı nesillerin inşasında annenin stratejik önemini ele aldı.

Tarsus Açık Kapı Eğitim ve Yardım Derneği, toplumsal farkındalık çalışmaları kapsamında "Ailede Annenin Rolü" başlıklı bir seminer gerçekleştirdi. Derneğin konferans salonunda düzenlenen programa kadınlar yoğun katılım sağladı. Etkinlikte, modern dünyanın getirdiği zorluklar karşısında aile yapısının nasıl korunacağı ve çocuk gelişiminde annenin psikolojik etkisi detaylıca aktarıldı.

BİLİNÇLİ DURUŞ VE KARARLI MÜCADELE

Programın açılış konuşmasını yapan Kadın Birimi Sorumlusu Gülnihal Yazıcı, toplumun temel taşı olan aile yapısına dikkat çekti. Aile bağlarının zayıfladığı bir dönemden geçildiğini belirten Yazıcı, sosyal problemlerin çözümünde bilinçli bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. Mücadelenin en önemli merkezinin aile olduğunu ifade eden Yazıcı, aileyi geleceğin inşa edildiği en sağlam zemin olarak tanımladı.

BAĞLANMA TEORİSİ

Seminerde sunum yapan Psikolog Ayşenur Bulut Yalçın, anne ve çocuk arasındaki erken dönem ilişkinin çocuk üzerindeki kalıcı etkilerini paylaştı. Bağlanma Teorisi üzerinden değerlendirmelerde bulunan Yalçın, annenin tutarlı ve ulaşılabilir olmasının çocuğun kendilik algısını şekillendirdiğini belirtti. Çocuğun yaşamında annenin iç benliği ile kurduğu ilişkinin ana etken olduğunu hatırlatan Yalçın, güvenli bağlanmanın sağlıklı bir iletişim dili oluşturduğunu kaydetti.

 

Tarsus’ta "Ailede Annenin Rolü" Semineri Düzenlendi
Image
Arabic English Turkish