Arabic English Turkish

Bülbülzade Vakfı Mütevelli İftarı Yapıldı

Bülbülzade Vakfı Mütevelli İftarı Yapıldı

Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı, Vakıf Merkezimizde yer alan Davut Özgül Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

6 Nisan Çarşamba günü yapılan iftar programına Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar, Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir, ilçe müftüleri, daire amirleri, eğitim yöneticileri, akademisyenler, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriyeli misafirler, gönüllüler ile beraber birçok davetli katıldı.

Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda salonda okunan ezanın ardından oruçlar açıldı. Gerçekleştirilen iftarın ardından selamlama konuşması için kürsüye çıkan Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir şu ifadeleri kullandı;

“Yüce rabbimiz Hac Süresi 46. Ayeti Kerimede, “Yer yüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir” diyor. Son zamanlarda meydana gelen olaylarda hepimiz görüyoruz ki küresel vicdan Anadolu tabiri ile nasırlaştı. Artık sadece Suriyelilerin değil aynı zamanda Ukraynalıların da acılarını rakamlarla tarif etmeye çalışan insanlığın düşüşüne hep beraber şahit oluyoruz. Aslında kandilleri gönlümüzde yakmanın bir arifesidir, vesilesidir Ramazan. Ramazan ruhumuzu aydınlatarak, Ramazan’ın ruhuyla yeniden insanlığımızla, değerlerimizle buluşmak için adeta bir fırsat iklimi sunuyor. Bunun için kendimizi bu iklime hazırlamamız lazım. Kötü olanı görmemeye, gıybeti, dedikoduyu işitmemeye ve kötü olanı duymamaya, ona ilgi göstermemeye kendimizi, evimizi, işimizi, şehrimizi, ülkemizi ve dünyayı hazırlamamız gerekir. Eskiler der ki; “En kolayı ağzın tuttuğu oruçtur. Önemli olan gözün, kulağın, duyguların, aklın, fikrin bir irfana dönüşmesi, orucu hissetmesidir.” Sahurda hepimiz bu ortamı yaşarız. Adeta lambaların pencerelerden sızan o ışıkları ile aydınlandığı gibi Ramazan da bizim gönlümüzü, yüreklerimizi ve şehrimizi aydınlatmaya geldi. Ramazan şairin ifadesiyle “Ruhlarımızın Şölenidir”. Onun için geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, rahmet ile andığımız büyük üstat Sezai Karakoç, “Oruç müminin kalbinde iftar eder” diyor. Onun için kalbimizi onun iftarına hazırlamak gerekir. Yine Sezai Karakoç bir başka ifadesinde diyor ki; “Oruç da susar, oruç da acıkır” Ancak neye acıkır. Biz acıkınca sofralara ve ikramlara başvuruyoruz. Ancak oruç paylaşmaya, iyiliğe, adalete, sevgiye, merhamete, farklılıklara saygı duymaya ve yeniden kardeş olmaya, soframızda bunlarla bizi buluşturup yeniden insanlığımızı kazanmaya çağırıyor aslında. Ramazan iftarı işte bu iyiliklerle bizi kendimize ve kendi insanlığımıza yeniden taşıyor.

Değerli Dostlar; İnsana saygı ile hizmet eden her kişi ve her kurum bizim için kutsaldır, saygı duyulması ve korunması gereken bir değerdir. Çünkü büyük üstat Şeyh Edebali diyor ki; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.”  Şu yaşadığımız süreçlerde gösterdi ki insan insanın kardeşi, arkadaşı, dostu ve birbirini var eden en büyük yol arkadaşıdır. Bunun için iyi olanı, güzel olanı görmek bir ahlaktır ve buna da ruhumuzu hazırlamamız lazım. Elbette ki herkes güzellikleri göremez. Asıl olan da bunları görmektir. Bizim medeniyetimizde kötülüğün setredilmesi iyiliğin paylaşılması esastır. Fakat belli bir süredir kötülük iyilikten daha çok aramızda konuşulur oldu. Ne olduğunu bilmediğimiz paylaşımları sosyal medyadan veya bir kısım ortamlarda duyduğumuz yanlışları, kötülükleri bizde taşıyarak onlara aracılık ediyoruz. Şunu bilmeliyiz ki bu dünyanın rabbi, ahiretin rabbi ve sanal dünyanın rabbi de Allah’tır. Orada yapıp ettiklerimizden de hesaba çekileceğiz. Orada görünmediğimizi, duyulmadığımızı varsayarsak bu işin içerisinden çıkamayız. Ancak şunun altını çizmek istiyorum. Bu sosyal medya denilen yeni iletişim ortamları bir duyuru alanı olmaktan çıkarılmalı. Bizim gibi kuruluşların bir çaba, gayret mücadele alanı haline gelmesi, iyiliğin buralarda da çoğaltılması gibi bir faaliyet alanına dönüştürülmeli. Bu alanlarda artık yeni yetkinliklerin bizi beklediğini görüyoruz. Eğitim kurumlarımız yaşadığımız sürecin hızla gerisinde kalıyor. Bunun için her birimizin bu sivil toplum ortamlarında milletimizin, insanlığın meselelerini ve sorunlarını önümüze koyup geleceği taşıyacak gençlerimize yeni yetkinlik alanları kazandırmamız gerekir.

Değerli Dostlar; Ramazan 30 yılda bir aramızda geziyor. Gerek 30 yılda devri âlem ederek bizim her türlü yaşımıza şahitlik ediyor, gerekse bizim coğrafi zeminimizi dolaşarak her dönemi temaşa ediyor. Allah günleri aramızda gezdiriyor. Mevsimleri, yılları ve imkanları aramızda gezdiriyor ve bunların hepsinden de bizi sorumlu tutuyor. Bunun için bizlerin bu sorumluluklarımızı yerine getirirken her darlığın bizi genişliğe götüreceğinin bilinciyle bu çalışmalarımızı derinleştirmemiz lazım. Bu nimetlerin şükrü cinsindendir. Bunun yolu da bilinç ve çabayla gerçekleşir. Hep beraber büyük bir pandemi yaşadık ve hala da bitmiş değil. Birçok acıyı bir arada yaşadık. Birçok değerimizi rabbimizin katına gönderdik. Pandemi sürecinin akabinde dünya yeni göçlere gebe. Özellikle ülkemize doğru büyük bir göç hareketliliği var. Bu göçlerin merkezinde de yaşadığımız şehir var. Burada bir yetim annesi evladına götürecek bir şeyi olmadığı için acı çekmesin diye sivil toplumundan yöneticisine hep beraber çaba sarf ettik. Bu şehirde hiçbir muhacir kardeşimiz sokakta kalmadı. Bizzat onlara yardım etmek için yarışıldığına şahit olduk. Artık bu coğrafyanın güvenliği için hepimizin elini taşın altına koyup çaba sarf etmesi gerekir.

Değerli Dostlar; Özellikle son dönemlerde yaşanan ekonomik krizler daha fazla paylaşmayı daha fazla dertleşmeyi bir zorunluluk olarak önümüze koyuyor. Bunun en baştaki sebebi de ihtiyaçlarımızı sınırlandırmak, israfı azaltma ve kendimizi kontrol etmektir. Dünyayı değil de kendimizi kontrol ettiğimiz zaman dünya normal standartlarına ulaşacaktır. Bundan dolayı Ramazan’ı özellikle imsak ile tutmayı iftar ile kendimizi salıverme ahlakını bize öğretmesini bir fırsat bilerek bu tür konularda da hassasiyetimizi ileri bir noktaya taşımamız lazım.

Değerli Arkadaşlar; İnsanı kendinden ve rabbinden uzaklaştıran, kendine yabancılaştıran bir dönemi ve süreci yaşıyoruz. Hamdolsun Kur’an ve rahmet ayına hep beraber ulaştık. Bir kavuşma ve buluşmanın içerisinde aslında birçok güzelliği de yaşıyoruz. Kendimizle konuşunca rabbimizin bu güzellikleri ile daha yakından müşahede etme fırsatı ve imkânı buluyoruz. Bunun için bizleri dünümüzü ve istikbalimizi konuşmak, “Nerede o eski Ramazanlar” silahına yaslanmadan bu günümüzü ve yarınımızı dünden daha iyi yerlere getirecek çalışmalar için gayret etmemiz lazım. Bizim insanlığımızın sınandığı en önemli şey bizim diğerimiz ile kurduğumuz ilişkidir. Biz bu topraklarda insanın ötekisinin şeytan olduğunu öğrendik. Dini, dili, milleti, meşrebi, rengi farklı olabilir ama insan insandır. Onun için bu ayrımları gözetmeden biz bu şehirde hep beraber insana saygı duymayı kendimize duyulan bir saygı olarak görüyoruz. İnsanlık kaybolmuyor. Hepimiz bu dünyada insanlık mücadele veriyoruz.

Gerçekleştirilen iftar programında selamlama konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “11 Ayın Sultanı Ramazan ayı vesilesiyle sizlerle Halil İbrahim Sofrasında buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli başkanımıza bizi bu güzel ortamda buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum. Bülbülzade ismi bu şehir için gerçekten çok özel bir isim. Bu şehir Bülbülzadeleri, Mütercim Asımları yetiştiren, Ukkaşe Hazretlerinin türbesi olan bir şehir. Dolayısıyla bir tarih, medeniyet ve inanç şehri. Bizde bu şehre layık insanlar olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Valimiz ve STK’larımız ile birlikte bu coğrafya için elimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz ve göstermeye de devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepiniz saygı ile selamlıyorum” diye konuştu.

İftar programında selamla konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül, “Bu güzel programda katılımın bu kadar yüksek olması oldukça memnun edici. Bülbülzade Vakfı Gaziantep’te ortak çalıştığımız sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi. Biz yaptığımız işlerin karşılaştığımız sorunların bizler için birer imtihan olduğunu biliyoruz. Gaziantep’te hep birlikte bu imtihanı vermemiz lazım. Başta Turgay başkanımız olmak üzere hepinize yaptığınız çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah tüm sorunları birlikte aşacağız. Büyükşehir Belediyemiz ile kamu kurum ve kuruluşlarımız elinden geleni yapıyor. Ama sizler olmazsanız her şey eksik kalır. Sizlerle birlikte daha güçlüyüz. Bu vasile ile sizlere afiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.        

İftar programı selamlama konuşmalarının ardından Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar’ın yaptığı dua ile sona erdi.

Yeni Haberler

Image
Arabic English Turkish