Arabic English Turkish

Rıdvan Hoca Vakfı’nda “Coğrafyamızda Yaşananlar” başlıklı konferans yapıldı

Rıdvan Hoca Vakfı’nda “Coğrafyamızda Yaşananlar” başlıklı konferans yapıldı

Rıdvan Hoca Vakfında 15 Haziran Çarşamba günü Ortadoğu Uzmanı ve Yazar Süleyman Arslantaş’ın sunumuyla “Coğrafyamızda Yaşananlar” başlıklı konferans gerçekleştirildi.

Program öğrencilerin Kuranı Kerim tilavetiyle başladı. Selamlama Konuşması gerçekleştiren Rıdvan Hoca Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Seyfi Pınarbaşı konuşmasında “30 yıldır bu şehirde eğitim ve davet çalışmaları yapıyoruz nesli ıslah ederken arzı da imar etme bilinciyle hareket ediyoruz. Yaptığımız akademik eğitim seminerlerinin bir yenisini icra edeceğiz. Kıymetli hocamız Süleyman Aslantaş coğrafyamızda yaşananları anlatacak. Şüphesiz bu tür programlar bir genel değerlendirmeye, samimi bir murakabeye imkân vermenin yanında, farklı düşünce ve tecrübelerin edinilmesine, eksiklerin, hataların görülmesine katkı sağlıyor. Burada yaptığımız seminerlerde, sunumların, fikir teatilerinin gelecekteki faaliyetlerimizin ve fikriyatımızın güçlendirilmesine vesile olacağına inanıyoruz. Özelde İslam Dünyasının genelde bütün dünyanın içinden geçtiği zorlu bir süreç yaşıyoruz, belirsizlikler ve karışıklıklarla dolu, hakikatle batılın, doğru ile yanlışın birbirine karıştığı bir zamanda, dünyanın mesuliyetini üzerinde taşıyan Müslümanlar olarak bizlerden beklenen ilk iş netliklere ulaşmaktır. Ahlakımızda net, amellerimizde net, düşüncelerimizde net olmalıyız. İkircikli tavırlar, kaypak değerler ve belirsiz söylemler en çok ihtiyaç duyulan netliği kaybetmemize ve amaçlarımızı muğlaklaştırmaya yol açmaktadır. Bunun üstesinden gelmenin yolu ise insanımızın niteliğini artırmaktan geçiyor. Yaptığımız bu eğitim seminerleri insanımızın niteliğini artırmaya yönelik çalışmalardan bazılarıdır.” ifadelerini kullandı.

Sonrasında program konuğu Ortadoğu Uzmanı ve Yazar Süleyman Arslantaş’ söz alarak, “Din iki şeyi bilmeyi gerektirir. 1. dinin kendisi, 2. ise dinin tatbik sahası olan dünya. Bunları hakkıyla bilemezsek problemler çıkar ve çözemeyiz. Coğrafyamızda üç semavi dinin de yaşam sahası vardır. Dolayısıyla mukaddesleri vardır. Coğrafyamız enerji deposudur. Petrol vs. zaten var. Osmanlı dininden dolayı lağvedilmiştir. Osmanlı bir nevi petrol şehididir. Bir diğer mesele Osmanlı’nın bağrına saplanan İsrail hançeridir. Ortadoğu Coğrafyası cetvelle parsellendi. Bölgede bir Siyonist devlet kurulması kararlaştırıldı. !917 sonrası bölgemize ciddi bir Yahudi göçü oldu. 1941’e kadar İngilizler tarafından desteklenen Yahudi devleti fikri bu tarihten sonra Amerika tarafından desteklenmeye başladı. Osmanlı bakiyesi Türkiye Cumhuriyeti 1949’da İsrail’i tanıdı. İsrail kurulduğundan itibaren güvenlik ve meşruiyet sorunu yaşayan bir ülke. 1949’da İsrail’e verilen işletme ruhsatı 2009’da askıya alındı. (One minute-Davos çıkışı ile). İsrail Türkiye ile ilişkilerin bozulmasının kendilerine vereceği zararı çok iyi bildiği için bozulmasını istemez. Eksiklerine rağmen Türkiye olaylara müdahale edebilen, itiraz eden tepki veren bir ülke. BM İsrail 1967 öncesi sınırlarına çekilsin diyor. Bunu kabul etmek 1967 öncesi işgali meşrulaştırmaktır. Dün İran bu devrimi İslam adına yaptı. Humeyni halkı Şii olduğu için Müslüman olan ülkesinde Şiilik, Sünnilik yok İslam var diyebildi. Fakat günümüz İran’ı Suriye’de Sünnileri katlediyor. Seyyid Kutup der ki İslam’ın egemen olmadığı yerlerde Müslümanlar ıslahatçı olamazlar, inkılapçı olurlar. Emperyalistler için bu devrim kabul edilemezdi. Bu yüzden Irak’ı İran’a musallat ettiler. İran zaman içerisinde İslam kimliğinden mezhep kimliğine sıyrıldı, daha sonra da etnik kimlik öne çıktı. 1991 de Körfez Harekâtı başladı. Amerika Türkiye’yi Musul-Kerkük haklarımız karşılığında kendisine destek olmaya çağırdı. Yeni dünya düzeninde enerji bölgelerini ele geçirmek, enerji trafiğini kontrol etmek, Siyasal İslam’ı etkisizleştirmek ve alternatif olmaktan çıkarmak hedefi var. Kıymetli Müslümanlar Hz. Muhammed (sav)’in ibadet sünnetleri ile ilgilendiğiniz kadar stratejik sünnetleriyle de ilgilenin. İsrail’in güvenliği için İslam Coğrafyasında antik butik devletler kurulmak isteniyor. Bunun önündeki en büyük engel Türkiye’dir.” ifadelerine yer verdi.

Soru cevap kısmının ardından program son buldu.

 

Yeni Haberler

İlgili Haberler

Image
Arabic English Turkish