Bülbülzade Vakfı’nın her yıl geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri Kermesi Gaziantep Masal Park’ta gerçekleştirildi.
Bülbülzade Vakfı’nın her yıl ihtiyaç sahipleri yararına geleneksel olarak düzenlediği Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri kermesi bu sene 3-4-5 Haziran tarihlerinde, Masal Park’ta yapıldı. Hayır Çarşısında; yöresel ev yemekleri, kitap, halı, ayakkabı, pasta, tatlı, zücaciye, kıyafet, meşrubat ve tanıtım stantları yer aldı. Bahar şenlikleri kapsamında canlı müzik, söyleşi, çocuk ve spor etkinlikleri de gerçekleştirildi. Ortadoğu Medya, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu ve Hayata Dokun Yetim Derneği, Hayır Çarşısında stant açarak faaliyetlerini tanıttı.
Gaziantep Vali Yardımcısı Anıl Alkan, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kadın Aile Eğitim ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Abdullah Aksoy, Masal Park'ta gerçekleştirilen Hayır Çarşısı ve Bahar Şenlikleri kermesini ziyaret ederek stantları gezdi.
Tüm Haberler
Gaziantep’te faaliyet gösteren Gazikent, Düztepe ve Narlıtepe Anadolu Kültür Merkezlerinde Ortaöğretim Komisyonu, Evde Karakter Eğitimi Komisyonu, Suriye Koordinasyon Birimi ve Anadolu Öğrenci Birliği Üniversite teşkilatı tarafından öğrencilere yönelik birçok eğlenceli program gerçekleştiriliyor.
Gerçekleştirilen programlarda Yüz Boyama, Saksı Çiçek Ekimi, Drama, Masal Anlatma ve Bilgi Yarışması gibi etkinlikler yapılıyor. Çocukların eğlenerek öğrenmenin keyfini yaşadığı programlarda müzik eşliğinde toplu oyunlar oynanıyor.
Bülbülzade Vakfı tarafından her Ramazan ayında geleneksel olarak gerçekleştirilen "İstişare Sohbetleri" vakıf merkezindeki Davut Özgül Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Program öncesi gerçekleştirilen iftar organizasyonunun ardından toplantıya geçildi. Gerçekleştirilen sohbet programında Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu’nun çalışmaları hakkında bilgi verildi.
İstişare sohbetinde konuşan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, "Her yıl 15 Ramazan'da bu toplantıları gerçekleştirerek geçtiğimiz yıl içinde yapılan işleri konuşarak fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bu yıl da yine aynı niyetle bir araya geldik. Bunun Ramazan'da olmasının nedeni Peygamber efendimiz ile Cebrail'in her yıl Ramazan'da karşılık mukabelede bulunmasındandır. Vakfımızda yoğun bir iyilik ve yardım hareketi var ama biz kendimizi ihmal ettiğimiz zaman, kendi aramızda konuşmadığımız zaman yardım alacak duruma düşüyoruz. Bunun için Ramazan'da vakıf olarak, aile olarak bu müzakereleri gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Gerçekleştirilen sohbet programında konuşan Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar, "Biz bir kuşak hareketi olmadığımızı defalarca söyledik. Bu bir bayrak yarışıdır. Planlama yaparken gelecekte görevi devralacak gençlerin yaşayacağı dünyayı düşünmek zorundayız. Bugün insanlık geleceği ile ilgili birtakım projeksiyonlara ihtiyaç duymaktadır. Bizim gibi yapılar insanlığı şekillendiren en önemli güçtür. Bu yüzden bu tür yapılarda yer almak efor ister" ifadelerini kullandı.
Sohbet programında konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Adem Er, "Sürekli görüş alışverişi içerisindeyiz ve bu fikirler not olarak kaydediliyor. Yıl içerisinde daima bu veriler incelenerek planlamalar bu doğrultuda gerçekleştiriliyor. Yeni dönem STK çalışmalarında yeni başlıklar ve yeni çalışma tarzları gündem ediliyor. Bazı çalışmalarımız ön plana çıkarılırken kimisi de geri plana atılıyor. STK’lar bu süreci doğru takip etmek zorundadır. Bizler buralarda gelecek perspektifimizi oluşturmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Gerçekleştirilen sohbet toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Hıdır Akaslan, "Toplum artık fikir verenlere değil fikirleri hayatla buluşturanlara kıymet veriyor. Biz camia olarak tam da böyle bir yerde duruyoruz. Bu halkanın içerisinde de farklı düşünen arkadaşlarımız var. Bunun da farkında olarak bu farklılıkları sorun etmeksizin ortak olarak neler yapabilir sorusuna odaklanıyoruz. Camiamızı anlamlı kılan ve ileriye taşıyacak olan şey de budur" dedi.
Toplantıda konuşan bir diğer isim olan Hayata Dokun Yetim Derneği Başkanı Yunus Atilla Hamallar, "İki konuya dikkat çekmemiz gerekiyor. Birincisi insan kaynağı ikincisi ise mali kaynak. Bu ikisi bir arada yürütülerek belli bir zenginliğe dönüştürülmelidir. Aksi takdirde tarihin tozlu sayfalarındaki kurumlar gibi bizler de tekrara düşüp yok olup gideriz" şeklinde konuştu.
Gerçekleştirilen konuşmaların ardından birim bilgilendirmelerine geçildi. Birim bilgilendirmelerinde Esnaf komisyonu ve Evde Karakter Eğitimi komisyonu gerçekleştirdikleri etkinlikler hakkında bilgilendirmeler yaparken, Yardım Komisyonu bu yıl gerçekleştirilen yardımlar hakkında bilgiler verdi. Ramazan ayı dolayısıyla karagözdeki yardım mağazasında birçok ihtiyaç sahibi aileye giyim yardımları gerçekleştirildiği anlatılırken ailelerin bu yardımlardan duydukları memnuniyet dile getirildi.
İstişare toplantısında Yetim Komisyonu tarafından gerçekleştirilen çalışmalar da anlatıldı. Yetim komisyonunun sadece yardımlarla değil eğitim faaliyetleri ile de yetim ailelere destekte bulunduğu vurgulandı. Toplantıda Öğretmen Komisyonunun gerçekleştirdiği faaliyetler de anlatılırken bu çalışmalar ile alakalı güzel dönütler alındığı aktarıldı. Göçmen Hizmetleri Merkezi’nin faaliyetlerinin de anlatıldığı toplantıda sosyal uyumu güçlendirmek için gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi planlana faaliyetler anlatıldı. Toplantıda vakıf bünyesinde yayın yapan FECR Radyo’da gerçekleştirilen yayınlar hakkında da bilgiler verilirken yapılan yayınların pozitif geri dönüşler aldığı ifade edildi.
Toplantıda BEKAM çalışmaları hakkında da bilgilendirmeler yapılırken 15 Ramazan Yetimler Günü münasebetiyle gerçekleştirilen “Kardeşlik Sofrası” organizasyonunda Cerablus’ta yetimlerle iftar yapan AÖB üyeleri duygularını aktardı. Toplantı karışıklık soru, görüş ve önerilerin ardından sona erdi.
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Gaziantep’te eğitim gören uluslararası öğrenciler ile Bülbülzade Vakfı ev sahipliğinde kahvaltıda bir araya geldi. Davut Özgül salonunda gerçekleştirilen organizasyona YTB Başkanı Abdullah Eren, Anadolu Federasyonu ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, GSB KYK Yurt Müdürleri, Bülbülzade Vakfı birim sorumluları ve Gaziantep’teki üniversitelerde okuyan uluslararası öğrenciler katıldı.
Gerçekleştirilen programda konuşan YTB Başkanı Abdullah Eren, “Sizler ile buluştuğumuz için büyük mutluluk içerisindeyiz. Türkiye Cumhuriyeti, 7 kıtadaki 178 ülkeden binlerce farklı öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Biz ülke olarak bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü uluslararası öğrenci olmanın çok büyük zenginlikleri var. Bir yanınızda Afrika’dan diğer yanınızda bir Türk devletinden farklı bir arkadaşınız var. Burada birbirinizi tanımanız, birbirinizin sıkıntısını paylaşmanız, birbiriniz ile hemhal olmanız çok büyük önem arz ediyor. Bu aynı zamanda beraber bir gelecek kurmak için de önemli. Ortak gelecekler kurmamız için ortak sorunları bilmemiz ve ortak çözümler aramamız lazım. Sizler zamanınızı en verimli kullanacağınız dönemlerinizdesiniz. Çünkü üniversiteyi bitirdikten sonra hayat meşguliyetiniz başlıyor. Bu anlamda üniversite hayatınız boyunca elinizden geldiğince kendinizi geliştirmeye çalışın. Hem uluslararası öğrenci olmanın hem de Gaziantep gibi medeniyetin beşiği olan bir kentte olmanın değerini bilin. Üniversite’deki derslerinizi kesinlikle ihmal etmeyin” ifadelerini kullandı.
“Üniversitelerimizden 150 bine yakın uluslararası öğrenci mezun oldu”
YTB olarak her zaman öğrencilerin yanında olduklarının altını çizen Başkan Eren, “Geçtiğimiz yıllarda pandemi nedeniyle buluşmalarımız yapılamadı ama bundan sonraki süreçte bu tip buluşmalarımızın sayısını arttıracağız. Bundan sonraki dönemde sizler için geziler düzenlediğimiz, kamplara gittiğimiz uluslararası öğrenci akademisinin kapısını tekrar açmak istiyoruz. Şu an Türkiye genelinde yaklaşık 70 ilde öğrencimiz var. Bu organizasyonları her ilde yapmak istiyoruz. Sizler her ne kadar yetişkin insanlar olsanız da bize ailelerinizin, ülkelerinizin emanetisiniz ve ülkelerinizin geleceklerinin bize emanetlerisiniz. Siz burada aldığınız eğitimler ile ülkelerinizin geleceklerine çok büyük katkılar sağlayacaksınız. İş insanları, siyasetçi, akademisyen olacaksınız ve çok farklı alanlarda ülkelerinize hizmet edeceksiniz. Üniversitelerimizden 150 bine yakın uluslararası öğrenci mezun oldu. Örneğin Somali Savunma Bakanımız Türkiye mezunu. Dünya’nın birçok noktasında kendi ülkelerinde üst düzey görev yürüten siyasilerimiz var. Bu insanların çoğu sizler gibi Türkiye’de öğrencilik yaptılar ve şimdi ülkelerini çok iyi temsil ediyorlar. Bazıları da Türkiye’de kaldı ve burada da başarı hikayelerine imza attılar. Sizler de bu tür başarı hikayelerine imza atmaktan çok uzak değilsiniz. Hepinize geldiğiniz için tekrar teşekkür ederim” diye konuştu.
Gerçekleştirilen selamlama konuşmalarının ardından öğrencilerin oturdukları masalara giden YTB Başkanı Abdullah Eren ve Vakıf Başkanı Turgay Aldemir, öğrenciler ile tek tek sohbet ederek soru görüş ve önerilerini dinledi. Gerçekleştirilen sohbetin ardından fotoğraf çekimi ile program sona erdi.
Kahvaltı Sonrası Bülbülzade Vakfına Ziyaret
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren ve beraberindeki heyet daha sonra Vakıf Başkanı Turgay Aldemir ve ilgili birim sorumluları ile bir araya geldi.
Gerçekleştirilen ziyaret sırasında Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren ve beraberindeki heyete vakıf çalışmaları hakkında bilgiler verilerek gerçekleştirilebilecek ortak çalışmalar ile ilgili fikir alışverişinde bulunuldu.
Bülbülzade Vakfı Mütevelli Heyeti tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen iftar programı, Vakıf Merkezimizde yer alan Davut Özgül Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
6 Nisan Çarşamba günü yapılan iftar programına Gaziantep Valisi Davut Gül, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar, Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir, ilçe müftüleri, daire amirleri, eğitim yöneticileri, akademisyenler, Gaziantep ve çevre il ve ilçelerden gelen STK temsilcileri, Suriyeli misafirler, gönüllüler ile beraber birçok davetli katıldı.
Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda salonda okunan ezanın ardından oruçlar açıldı. Gerçekleştirilen iftarın ardından selamlama konuşması için kürsüye çıkan Vakıf Başkanımız Turgay Aldemir şu ifadeleri kullandı;
“Yüce rabbimiz Hac Süresi 46. Ayeti Kerimede, “Yer yüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir” diyor. Son zamanlarda meydana gelen olaylarda hepimiz görüyoruz ki küresel vicdan Anadolu tabiri ile nasırlaştı. Artık sadece Suriyelilerin değil aynı zamanda Ukraynalıların da acılarını rakamlarla tarif etmeye çalışan insanlığın düşüşüne hep beraber şahit oluyoruz. Aslında kandilleri gönlümüzde yakmanın bir arifesidir, vesilesidir Ramazan. Ramazan ruhumuzu aydınlatarak, Ramazan’ın ruhuyla yeniden insanlığımızla, değerlerimizle buluşmak için adeta bir fırsat iklimi sunuyor. Bunun için kendimizi bu iklime hazırlamamız lazım. Kötü olanı görmemeye, gıybeti, dedikoduyu işitmemeye ve kötü olanı duymamaya, ona ilgi göstermemeye kendimizi, evimizi, işimizi, şehrimizi, ülkemizi ve dünyayı hazırlamamız gerekir. Eskiler der ki; “En kolayı ağzın tuttuğu oruçtur. Önemli olan gözün, kulağın, duyguların, aklın, fikrin bir irfana dönüşmesi, orucu hissetmesidir.” Sahurda hepimiz bu ortamı yaşarız. Adeta lambaların pencerelerden sızan o ışıkları ile aydınlandığı gibi Ramazan da bizim gönlümüzü, yüreklerimizi ve şehrimizi aydınlatmaya geldi. Ramazan şairin ifadesiyle “Ruhlarımızın Şölenidir”. Onun için geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, rahmet ile andığımız büyük üstat Sezai Karakoç, “Oruç müminin kalbinde iftar eder” diyor. Onun için kalbimizi onun iftarına hazırlamak gerekir. Yine Sezai Karakoç bir başka ifadesinde diyor ki; “Oruç da susar, oruç da acıkır” Ancak neye acıkır. Biz acıkınca sofralara ve ikramlara başvuruyoruz. Ancak oruç paylaşmaya, iyiliğe, adalete, sevgiye, merhamete, farklılıklara saygı duymaya ve yeniden kardeş olmaya, soframızda bunlarla bizi buluşturup yeniden insanlığımızı kazanmaya çağırıyor aslında. Ramazan iftarı işte bu iyiliklerle bizi kendimize ve kendi insanlığımıza yeniden taşıyor.
Değerli Dostlar; İnsana saygı ile hizmet eden her kişi ve her kurum bizim için kutsaldır, saygı duyulması ve korunması gereken bir değerdir. Çünkü büyük üstat Şeyh Edebali diyor ki; “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Şu yaşadığımız süreçlerde gösterdi ki insan insanın kardeşi, arkadaşı, dostu ve birbirini var eden en büyük yol arkadaşıdır. Bunun için iyi olanı, güzel olanı görmek bir ahlaktır ve buna da ruhumuzu hazırlamamız lazım. Elbette ki herkes güzellikleri göremez. Asıl olan da bunları görmektir. Bizim medeniyetimizde kötülüğün setredilmesi iyiliğin paylaşılması esastır. Fakat belli bir süredir kötülük iyilikten daha çok aramızda konuşulur oldu. Ne olduğunu bilmediğimiz paylaşımları sosyal medyadan veya bir kısım ortamlarda duyduğumuz yanlışları, kötülükleri bizde taşıyarak onlara aracılık ediyoruz. Şunu bilmeliyiz ki bu dünyanın rabbi, ahiretin rabbi ve sanal dünyanın rabbi de Allah’tır. Orada yapıp ettiklerimizden de hesaba çekileceğiz. Orada görünmediğimizi, duyulmadığımızı varsayarsak bu işin içerisinden çıkamayız. Ancak şunun altını çizmek istiyorum. Bu sosyal medya denilen yeni iletişim ortamları bir duyuru alanı olmaktan çıkarılmalı. Bizim gibi kuruluşların bir çaba, gayret mücadele alanı haline gelmesi, iyiliğin buralarda da çoğaltılması gibi bir faaliyet alanına dönüştürülmeli. Bu alanlarda artık yeni yetkinliklerin bizi beklediğini görüyoruz. Eğitim kurumlarımız yaşadığımız sürecin hızla gerisinde kalıyor. Bunun için her birimizin bu sivil toplum ortamlarında milletimizin, insanlığın meselelerini ve sorunlarını önümüze koyup geleceği taşıyacak gençlerimize yeni yetkinlik alanları kazandırmamız gerekir.
Değerli Dostlar; Ramazan 30 yılda bir aramızda geziyor. Gerek 30 yılda devri âlem ederek bizim her türlü yaşımıza şahitlik ediyor, gerekse bizim coğrafi zeminimizi dolaşarak her dönemi temaşa ediyor. Allah günleri aramızda gezdiriyor. Mevsimleri, yılları ve imkanları aramızda gezdiriyor ve bunların hepsinden de bizi sorumlu tutuyor. Bunun için bizlerin bu sorumluluklarımızı yerine getirirken her darlığın bizi genişliğe götüreceğinin bilinciyle bu çalışmalarımızı derinleştirmemiz lazım. Bu nimetlerin şükrü cinsindendir. Bunun yolu da bilinç ve çabayla gerçekleşir. Hep beraber büyük bir pandemi yaşadık ve hala da bitmiş değil. Birçok acıyı bir arada yaşadık. Birçok değerimizi rabbimizin katına gönderdik. Pandemi sürecinin akabinde dünya yeni göçlere gebe. Özellikle ülkemize doğru büyük bir göç hareketliliği var. Bu göçlerin merkezinde de yaşadığımız şehir var. Burada bir yetim annesi evladına götürecek bir şeyi olmadığı için acı çekmesin diye sivil toplumundan yöneticisine hep beraber çaba sarf ettik. Bu şehirde hiçbir muhacir kardeşimiz sokakta kalmadı. Bizzat onlara yardım etmek için yarışıldığına şahit olduk. Artık bu coğrafyanın güvenliği için hepimizin elini taşın altına koyup çaba sarf etmesi gerekir.
Değerli Dostlar; Özellikle son dönemlerde yaşanan ekonomik krizler daha fazla paylaşmayı daha fazla dertleşmeyi bir zorunluluk olarak önümüze koyuyor. Bunun en baştaki sebebi de ihtiyaçlarımızı sınırlandırmak, israfı azaltma ve kendimizi kontrol etmektir. Dünyayı değil de kendimizi kontrol ettiğimiz zaman dünya normal standartlarına ulaşacaktır. Bundan dolayı Ramazan’ı özellikle imsak ile tutmayı iftar ile kendimizi salıverme ahlakını bize öğretmesini bir fırsat bilerek bu tür konularda da hassasiyetimizi ileri bir noktaya taşımamız lazım.
Değerli Arkadaşlar; İnsanı kendinden ve rabbinden uzaklaştıran, kendine yabancılaştıran bir dönemi ve süreci yaşıyoruz. Hamdolsun Kur’an ve rahmet ayına hep beraber ulaştık. Bir kavuşma ve buluşmanın içerisinde aslında birçok güzelliği de yaşıyoruz. Kendimizle konuşunca rabbimizin bu güzellikleri ile daha yakından müşahede etme fırsatı ve imkânı buluyoruz. Bunun için bizleri dünümüzü ve istikbalimizi konuşmak, “Nerede o eski Ramazanlar” silahına yaslanmadan bu günümüzü ve yarınımızı dünden daha iyi yerlere getirecek çalışmalar için gayret etmemiz lazım. Bizim insanlığımızın sınandığı en önemli şey bizim diğerimiz ile kurduğumuz ilişkidir. Biz bu topraklarda insanın ötekisinin şeytan olduğunu öğrendik. Dini, dili, milleti, meşrebi, rengi farklı olabilir ama insan insandır. Onun için bu ayrımları gözetmeden biz bu şehirde hep beraber insana saygı duymayı kendimize duyulan bir saygı olarak görüyoruz. İnsanlık kaybolmuyor. Hepimiz bu dünyada insanlık mücadele veriyoruz.
Gerçekleştirilen iftar programında selamlama konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “11 Ayın Sultanı Ramazan ayı vesilesiyle sizlerle Halil İbrahim Sofrasında buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Değerli başkanımıza bizi bu güzel ortamda buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum. Bülbülzade ismi bu şehir için gerçekten çok özel bir isim. Bu şehir Bülbülzadeleri, Mütercim Asımları yetiştiren, Ukkaşe Hazretlerinin türbesi olan bir şehir. Dolayısıyla bir tarih, medeniyet ve inanç şehri. Bizde bu şehre layık insanlar olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Valimiz ve STK’larımız ile birlikte bu coğrafya için elimizden gelen her türlü gayreti gösteriyoruz ve göstermeye de devam edeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle hepiniz saygı ile selamlıyorum” diye konuştu.
İftar programında selamla konuşan Gaziantep Valisi Davut Gül, “Bu güzel programda katılımın bu kadar yüksek olması oldukça memnun edici. Bülbülzade Vakfı Gaziantep’te ortak çalıştığımız sivil toplum kuruluşlarından bir tanesi. Biz yaptığımız işlerin karşılaştığımız sorunların bizler için birer imtihan olduğunu biliyoruz. Gaziantep’te hep birlikte bu imtihanı vermemiz lazım. Başta Turgay başkanımız olmak üzere hepinize yaptığınız çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah tüm sorunları birlikte aşacağız. Büyükşehir Belediyemiz ile kamu kurum ve kuruluşlarımız elinden geleni yapıyor. Ama sizler olmazsanız her şey eksik kalır. Sizlerle birlikte daha güçlüyüz. Bu vasile ile sizlere afiyetler diliyorum” ifadelerini kullandı.
İftar programı selamlama konuşmalarının ardından Gaziantep İl Müftüsü Dr. Hüseyin Hazırlar’ın yaptığı dua ile sona erdi.
Bülbülzade Vakfı tarafından Ramazan Bayramı dolayısıyla düzenlenen bayramlaşma programı; bayramın ikinci günü olan 3 Mayıs Salı günü Bülbülzade Vakfı Eğitim ve Hizmet Merkezi avlusunda yapıldı.
Gerçekleştirilen bayramlaşma programına Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, yönetim kurulu üyeleri, komisyon üyeleri, gönüllüler ve aileleri katıldı. Programda konuşan Vakıf Başkanı Turgay Aldemir bayramlaşma dolayısıyla yaptığı konuşmada, "Bugün burada birçok farklı coğrafyadan arkadaşlarımız var. Göçle gelen arkadaşlarımız bizi dualarına o kadar çok konu edindi ki Yüce Allah bizi bu vesileyle birçok kazadan muhafaza etti. Bizler kimin neden dolayı rızıklandırıldığını bilemeyiz ama kaderi ilahi bizi tarihin bu döneminde, bu şehirde bir araya getirdi. Bu yüzden gerek bu şehrin gerek bu coğrafyanın gerekse bu ülkenin sorunları için el birliği ile çalışmamız gerekiyor. Bayram bunların müzakere edildiği birlikte dertlenildiği yerdir. Bu vakıf ramazan ayı boyunca iftarından sahuruna birçok güzelliğe ev sahipliği yaptı. Hiçbirimizi diğeri, öteki olarak görmedik. Bu güzel aile ortamında bir arada olduğumuz gibi inşallah bu ortamı Azez'e, Halep'e, Şam'a ve Kudüs'e de götürürüz. Bunun için birlikte çalışmamız gerekir. Hiçbirimizin farklılıklarından dolayı ötekileştirilmediği bir dünya için hep birlikte çalışmamız gerekir. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin bayramını tebrik ediyorum” dedi.
Gerçekleştirilen bayramlaşma programında konuşan Minber Şam Derneği temsilcisi Mustafa el Hüseyni, "Hepinizin bayramını kutluyorum. Zalimler bizi yurdumuzdan etse de burada çok güzel arkadaşlıklar kurduk. Bizlerde uyum adına artık bayramlarda Gaziantep yemeklerini yapıyoruz. Yuvarlama ve dolma yemekleri bayramda bizim de sofralarımızı süslemeye başladı. Biz Türk-Suriyeli ayrımı yapmadan insanı insan olduğu için seviyoruz. Tabi ki biz Suriyelilerin bayramları buruk geçiyor ama ben diyorum ki mazlumların zaferi yakındır" ifadelerini kullandı.
Gerçekleştirilen bayramlaşma programında konuşan Hayata Dokun Yetim Derneği Başkanı Yunus Atilla Hamallar, “Sizleri en kalbi duygularımla, sevgiyle, saygıyla selamlıyor; mübarek Ramazan Bayramınızı gönülden tebrik ediyorum. Bayramın; ülkemiz, milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için barışa, huzura ve esenliğe vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Bayramlaşma programında konuşan Bülbülzade Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Özmantar, “Bugün sevinç günü, kederleri bir yana bırakıp mutlu olalım. Ramazan Bayramı’nı doya doya yaşayalım. Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın. Bayramlaşma programımıza katılan tüm katılımcılarımıza hayırlı ve bereketli bayramlar diliyorum” dedi.
Konuşmanın ardından bayramlaşma programına katılanlar duygu ve düşüncelerini ifade ederek katılımcıların bayramını kutladılar. Bayramlaşma programı, katılımcılar ile gerçekleştirilen hasbihal ve edilen duaların ardından sona erdi.
Vakıf komisyon birimlerimizin oluşturduğu teşkilatımız “Ramazan Ayı” gündemiyle 28 Mart Pazartesi günü bir araya geldi. Başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennem azabından kurtuluş olan Ramazan ayı vesilesiyle komisyonların planları oluşturuldu.
Ramazan ayının yaklaşmasıyla beraber komisyonlarımızdaki arkadaşlara farkındalık oluşturacak çalışmalar yapmaları için hatırlatmalarda bulunulması, fert olarak Ramazan’da yapılacak kişisel ibadetlere önem verilmesi hususlarına değinildi. Kur’an-ı Kerim hatimleri ve okuma grupları planlandı. Ramazan ayı boyunca Wadah Khanfar’ın İlk Bahar siyer kitabının okunması önerildi.
Ramazan ayı içerisinde yapılacak faaliyetlerin değerlendirildiği toplantıda öne çıkan etkinlikler ise şu şekildedir; Anadolu Öğrenci Birliği Üniversite içerisinde farklı sivil toplum kuruluşu öğrenci temsilcileriyle iftar programı düzenleyecektir. Askı da iftar var kampanyası için bağışta bulunmak isteyenlere yönelik www.askidaiftarvar.org adresi üzerinden detaylı bilgi erişimi sağlanmaktadır. 15 Ramazan’da Kardeşlik sofrası iftarları yurtiçi ve yurtdışında planlandı
Yardım komisyonu Ramazan ayının 2. haftasında belirlenen ailelere yönelik giydirme yardımları yapıyor. Suriye içerisinde kültür merkezlerinde yardım çalışmaları ve iftar sofraları kuruluyor. Hayata Dokun Yetim Derneği tarafından 400 yetim bilgisi yardım komisyonuyla koordinasyonu sağlandı. Ramazan ayı içerisinde yetim ailelerin evlerini ziyaret ederek iftar programları için başvuruları başladı. Suriye içerisinde 4 merkezde kültür merkezlerinde faaliyetler devam ediliyor.
Ramazan ayı ve sonrası için yapılacak etkinliklerin oluşturulduğu toplantı her birimin kendi faaliyet planının takdimi ile sona erdi.
Bülbülzade Vakfı her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan etkinliklerine ara vermeksizin devam ediyor.
Bülbülzade Vakfı, bünyesinde faaliyet gösteren komisyonlar ve kuruluşlar, Ramazan ayının rahmet ve bereket iklimini paylaşmak üzere vakıf genel merkezinde yer alan Davut Özgül Salonunda gönül sofralarında bir araya geldi. Vakıf bünyesinde faaliyet gösteren Yardım, Yetim, Esnaf, Öğretmen Suriye vb. komisyonlara özel ve genel kitleye hitap eden iftar sofralarında kardeşlikler pekiştirilirken hep birlikte paylaşma ve dayanışma iklimi yaşandı. Gerçekleştirilen programlarda birçok ailenin iftar sofralarında buluşması sağlanırken, toplumun her kesiminden insanların bir araya gelerek hasbihalde bulunması sağlandı.
Ramazan ayının son haftasına girilirken Bülbülzade Vakfı, gerçekleştireceği iftar programları ile birçok gönüllüyü iftar sofralarında buluşturmaya devam edecek.
Eğitim ve Yetkinlik Kazandırma Konferansı yapıldı.
Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonu tarafından Eğitim ve Yetkinlik Kazandırma Konferansı 24 Mart Perşembe günü vakıf merkezindeki Davut Özgül Konferans salonunda gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen konferansın moderatörlüğünü Mesut Aydağ yaparken Turgay Aldemir konuşmacı olarak katıldı.
Gerçekleştirilen konferansta, bir eğitimcinin kendisine, ailesine, kurumlarına ve topluma karşı sorumlulukları bulunduğu anlatılırken, eğitimcilerin bağlı bulundukları kurum ve kuruluşlarda kendilerini ve çevresindeki bireyleri yetiştirmek ve aranan bireyler olmasını sağlamak için kazandırmaları gereken yetkinliklerden bahsedildi. Eğitimcilerin gerçekleştirdikleri eğitimlerde adalet, dostluk, dürüstlük, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk ve yardımseverlik gibi temel alanların yanında araştırma, sorgulama, iletişim, yabancı dil, bilim ve teknoloji, dijital yetkinlikler, öğrenmeyi öğrenme, sosyal yetkinlikler, inisiyatif alma ve girişimcilik ile kültürel farkındalık ve ifade gibi konularda öğrencilerine yetkinlik kazandırmaları gerektiği anlatıldı.
Gerçekleştirilen konferansta Aldemir, “Önümüzdeki dönemde en fazla konuşacağımız konu yetkinlikler olacak. Bağlı bulunduğumuz kurumlarda, STK’lar yaptığımız işlerde birlikte olduğumuz insanlara sahip oldukları yetkinliklerin üzerine yeni bir yetkinlik katıyor muyuz? Buralardan daralarak mı yoksa zenginleşerek mi çıkıyoruz? Bu konu artık temel bir dayanak haline geldi. Yetkinlikler ve ihtiyaçlar değişiyor. Dün ihtiyaç duyulan şeyler hızla geride kalıyor. Devlet yönetimleri ve uluslar farklılaşıyor. Uygarlık merkezi tekrar doğuya doğru kayıyor. Bu değişimin önemli ayakları eğitim kurumları ve eğitimcilerden geçiyor. Her meslek büyüğü, her aile büyüğü aynı zamanda birer öğretmendir” dedi. Aldemir öğretmenlerin sadece müfredatı uygulamasının yetersiz olduğunu, eğitimcilerin aynı zamanda iyilik, ahlak, sevgi ve saygı gibi olguları da öğretmesi gerektiğini vurguladı.
Program sunum ve konuşmaların ardından gerçekleştirilen soru- cevap etkinliğini sonrası sona erdi.